| Küçük Kurultay Konuşması |
|
|
|
| Başkandan |
| Pazartesi, 01 Aralık 2008 23:52 |
|
30 Kasım 2008 / Ankara Küçük Kurultay Konuşması
“Bu ülkede ortalama ömür süresi olarak 70 yıl yaşarsam, benden önce konuşan yöneticilerimizin hepsinin saydığı sorunları göğüslemek ve çözmek zorunda kalan ben olacağım. Bu nedenle, bugün burada yapılan konuşmalar içinde en önemlilerinden birini yaptığımı düşünüyorum.”
ADD gençlik kollarımız Olağan genel kuruldan sonra 2. görev döneminin içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Birinci görev döneminde gençlik kollarımızın örgütlenme ve çalışma esasları konusuna sıfırdan başlamıştık. Şubeler nezdinde tarama çalışmaları yapmış, dönem dönem hazırladığımız raporlarımızı sayın genel başkanımızla ve Genel yönetim kurulu üyelerimizle, ve önceki iki küçük kurultayda da sizlerle paylaşmıştık.
Bugün örgütümüz adına çok önemsediğimiz tespitlerimizi, dikkate alınması umuduyla sizlerle paylaşacağım. Burada sizlere şu dört sorunun cevabını vermeye çalışacağım…
Gençlik örgütlenmesi neden önemlidir?
Mevcut gençlik örgütlenmesi ne durumdadır?
Gençlik kollarının geleceğe dönük örgütsel kaygıları ve buna karşılık beklentileri nelerdir?
Projelerimiz nelerdir? 1.Bölüm Gençlik örgütlenmesi neden önemlidir?
Ahmet Taner Kışlalı hocamızın da açıkladığı gibi, genç insan, çıkarını düzenle bağdaştırmamış insandır. Genç insan daha enerjiktir, beyni bilgiyi almaya ve taşımaya daha elverişlidir ve bir aile geçindirme gibi ağır yükümlülükleri henüz yoktur. Gençlik örgütlenmesi önemlidir, çünkü bilişim çağına derneğimizi gençlik taşıyacaktır.Gençlik bu dönemde daha önemlidir, çünkü gençlik Kemalizm’i keşfetmiştir. Ve çözüm getirmeyen tüm ideolojilerin aksine Kemalizm bir çıkış yolu olarak yeniden parlamaktadır.
Ülkemiz büyük bir genç nüfusa sahip…bu gençlik kitlesini kimler yönlendirecektir? Hangi amaca hizmetle gençlik üzerinde oyunlar oynanmaktadır? Türkiye’nin ulusal bir gençlik politikası var mıdır? Gündem yaratacak her cinayetin ardından çıkan eli kanlı maşalar neden gençler olmaktadır? Bu sorular bizi yakından ilgilendirmektedir. O halde Türk gençliğini kucaklama hedefiyle yola çıkmalıyız ve, gençlik kollarımızı bir an önce oluşturmalıyız.
2.Bölüm Mevcut Durum
Mevcut gençlik örgütlenmesinde sadece bir sene içerisinde yüzde yüz yirmi beşlik bir artışla 132 gençlik koluna ulaştık-ki bu rakam ADD tarihinin rekorudur.
3.Bölüm Kaygılarımız ve buna karşılık beklentilerimiz nelerdir?
Genel başkanımız sayın Şener Eruygur, özellikle gençlik konusunda ADD’ye çok önemli bir anlayış kazandırmıştır. Bunu herkesin bilmesinde yarar vardır. Gençlik kolu başkanlarının yönetim kurulu toplantılarına katılabilmeleri ve gençlik kollarının yazışma yapabilmelerinin önünü açmıştır.ve genel olarak, gençliğin bu derneği geleceğe taşıyacak yegane unsur olduğunu vurgulayarak, her toplantıda, çalıştayda,kurultayda,mitingde gençleri ön plana çıkarmıştır. Beni tek bir sözle ADD’yi temsilen bir Japon Gazeteci ile röportaja göndermiştir. Bugün duyulan kaygı, bu güven anlayışının -yok olması demiyorum,- ancak “eksilmesidir”.
Sayın başkanlarım,
Çok basit iletişim eksikliğinden yada yanlış anlamalardan kaynaklanan sorunlar yaşıyoruz. Bir örnek vermem gerekirse, daha geçtiğimiz günlerde çok değerli, saygın bir şubemizin gençlik kolları kendi kendini feshetmiştir. Nedeni ise bir üslup hatasıdır, bir iletişim eksikliğidir. Bu gençlik kolumuzdaki arkadaşlarımız, Afyon kampına en kalabalık şekilde katılan şubemizin gençlerdir, en etkin şekilde çalışan gençlerimizdir… Burada önemli bir tespit karşımıza çıkıyor… 2 senelik uygulamalarımızdan çıkardığımız sonuç şudur, ADD’nin özellikle şubeler bazında yönetim anlayışı bugünkü durumunu korursa, gençlik kollarımızın ulaşacağı son nokta budur. Yani gençlik kollarının doygunluk sınırı budur.örneğin nicel olarak 130 gençlik koluna ulaşırsınız….sonunda bir noktada tıkanıyoruz… Peki ne yapılmalıdır?
Öğretmen olan sayın yöneticilerimizde bilirler, “gelişim psikolojisi” kavramı çok önemlidir. Ve bunu bilmeyenler, hangi yaş grubuna nasıl davranmaları gerektiğini de pek bilemezler.Bizler her şeyden önce bireyi tüm özellikleri ile tanımalıyız. Bir çocuk,yada bir genç,ne söylüyor, bunu söylerken aslında neyi ifade etmek istiyor, ihtiyacı nedir, sorunu nedir,bizden ne bekliyor, bu örgütte ne yapmak istiyor,gelecek için ne düşünüyor? Bu soruları düşünüp çözümlemeden, gençlerle iletişimim iyi diyemezsiniz. Çok genç arkadaşlarım var, ilinde yada ilçesinde çalışabileceği başka bir örgüt olmadığı için ve ADD’nin güvenilirliğine inandığı için, şube yöneticileri ile deyim yerindeyse zoraki çalışıyor…oysaki, bu derneğin geleceğini bir şekilde gençler şekillendireceklerse, o gençleri bulmak, yetiştirmek,görev vermek zorunluluğu da yöneticilerimize aittir. Bu noktada bizler,akıl ve bilimin mirasçıları olarak , bilim danışma kurulumuzun da onayı ile alanında uzman kişilerce, iletişim kurma, empati kurma, özellikle gençlik döneminin psikolojisini tanıma ve gençlik örgütlenmesi yapabilme gibi konularda eğitim seminerlerinin tüm yöneticilerimize verilmesinden yanayız.
Ayrıca, olası bir tüzük değişikliğinde, gençlik kolları için ayrı bir bölüm açılmasını, genç üyenin tanımının yapılmasını ve belirli bir üye sayısının üstündeki şubelerde, örneğin 100 üyeden fazla şubelerde, gençlik kollarının kurulmasının zorunlu tutulmasını öneriyoruz.
Aynı şekilde, burs verilen öğrencilerin ADD ile bağlarını güçlendirecek, sorumluluk ve aidiyet duygusu kazandırılacak düzenlemelerin yada yaptırımların uygulanmasını öneriyoruz.
En önemlisi, gençlerin sadece karar verilmiş etkinliklerin uygulama aşamasında değil, o kararın verilmesi sürecinde etkin olmasını istiyoruz. Yani enerjimizi ortaya koyduğumuz gibi, aklımızı,zekamızı ve irademizi de ortaya koymak istiyoruz. Bunu yapacak örgüt ADD değildir de nedir? Gençliğe verilen önem, “size güveniyoruz gençler, Atatürk cumhuriyeti size emanet etti gençler,yaşayın gençler” sözlerinden çok daha büyük anlamlar içermektedir. O anlamın örneğini de sayın genel başkanımızın sergilediğini başta belirtmiştim. Sadece derneğimizin çıkış yolu değil, ülkemizin de kurtuluş yolu gençliğin ülke yönetimine katılımının sağlanmasıdır, burada görev onca demokratik kitle örgütlerine, bu örgütler içinde de ADD’ye düşmektedir.Bu tarihsel bir sorumluluktur. Ve inanınız gelişimimiz bu yolla başlayacaktır.
4. Bölüm Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz projeler:
5. Bölüm Bitirilmek Üzere Olan Projeler
Yönergemiz daha kapsamlı bir şekilde yenilenmektedir. Çok yakında internet sitemizden duyurulacaktır.
Basın-yayın ve halkla ilişkiler birimi kurulma aşamasındadır. Bu birim ile birlikte sanal ortamda daha etkin olacağız. Tepkisel gücümüz daha da artacak.
“Atatürkçü Düşünce Okulu” çalışması başlatılmıştır. Alanında uzman kişilerce Ankara’da seminerler verilecek ve özellikle lise-üniversite gençliği yetiştirilecektir.
Yurt konusunu çözümlemek amacıyla GYK üyemiz sayın Metin Kuzugüdenlioğlu’nun getirdiği pansiyon- ev uygulamasını projelendirdik. Uygulama aşamasında da gençlerimiz görev alacaklardır.
Özellikle üniversitelerin 3 ve 4.sınıflarındaki gençlerin kendi alanlarındaki konularda seminer,konferans,panel vereceği bir paket program hazırlanmaktadır. Daha önce uygulanmayan bu etkinlik, bizzat genel merkez gençlik kolları merkez yürütme kurulu üyelerinin de aktif olarak içinde yer alacağı bir çalışmadır. Uzun vadeli ve en önemli diğer planımız bir “Gençlik Birlikteliği” oluşturmaktır. Türk Ulusu’nun üzerindeki ölü toprağını bu şekilde atacağız. Bu amaçla başkanlığımdaki 3 kişilik heyetle tüm gençlik örgütleri ziyaret edilmektedir. Ayrıntılar ve değerlendirmemiz daha sonra duyurulacaktır.
Gençliğe sahip çıkmanız temennisiyle, saygılar sunuyorum.
Öner TANIK Gençlik Kolları Bşk. |



